
Kızım İvanka Sana Diyom
Bu ABD çok acayip bir yer. Atlas Okyanusunun doğu tarafındaki ihtiyar kıta sakinlerinin akıl erdirmesi mümkün değil. Hele bizim gibi dört nala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan insanlığın beşiği güzelim Anadolu sakinlerinin. Zaten Avrupa’da tutunamayıp sürgüne gönderilen ayak takımının kurduğu zıpçıktı kanunsuz devletçiklerden oluşan iki buçuk asırlık bir güruh. İnsanlığın beş asır önce varlığının farkına vardığı Amerika kıtasının yerlilerini soykırıma uğratıp topraklarına çökmüş haydut hırsız takımı. Bugün beş bin (5000) yıllık kadim bir uygarlığın mirasçısı Çin’e efelenmeye kalkışmaları cami duvarına işemek gibi bir şey.
Son marifetlerine devlet gelenekleri filan olmadığı için şaşırdım diyemem. Dört gün önce yayınlanan (4 Ocak 2024) Kongre raporunun kapak resmine lütfen bir bakın. Başlık koymuşlar: “Satılık Beyaz Saray” yani Başkanlık sarayını sözde satışa koymuşlar. Sığır çobanı kovboylar ülkesinde devlet itibarı işte böyle resmî bir belgede ayaklar altında. Buna bakıp biri bana pis şaka niyetine “Beştepe’deki Külliye satılık” dese vallahi suratının ortasına yumruğu yer. Tövbe tövbe.
Hemen altındaki cümle inanılır gibi değil: “Krallar, Prensler, Başbakanlar Trump’a nasıl rüşvet verdiler” diye çevirecektim ama pek doğru değil. “Paid off” karşılığını, hakkını vermek gibi bir şey. Bu yüksek düzey liderlerle Trump arasında nasıl bir alışveriş olabilir ki? Trump bir mal veya hizmet sunmalı ki, ötekiler de karşılığını ödesin. Çözemedim uzmanlara sormak gerek.
Meraktan raporu karıştırdım. Bakın açık söyleyeyim, çok sayıda kutu/grafik, dipnot filan içeren bir çıfıt çarşısı, tam nüfuz etmek çok zor. Asgari 20 yabancı hükümet ve lobi şirketi gibi dış kaynaklardan Trump’a yasa dışı milyonlarca dolar belgeli ödeme yapıldığı iddia ediliyor. Haydut Trump’a rüşvet veren, özel ayrıcalık tanıyan bir düzine ülkeye (Çin, Suudi’ler, Qatar, BAE, Kuveyt, Hindistan, Filipinler, Malezya, Congo, Arnavutluk, Kosovo ve Türkiye) 150 sayfalık raporda tek tek bölümler ayırmışlar.
Hızlıca baktım, en büyük pay Çin ve Suudilere ayrılmış: 22 ve 16 sayfa. BAE, Congo ve Türkiye’ye 8’er sayfa düşüyor. Laf kalabalığı ve gazete kupürlerine atıflardan ibaret olsa da bizimkini, ya sabır diyerek incelemeye çalıştım. Zahmete değmez insanın aklında kalan uzun uzun ağızlarına sakız ettikleri malûm Halk Bank davası, Erdoğan’ın korumalarının birkaç edepsizi pataklaması ve Istanbul’da açılışı yapılan çifte Trump Kuleleri törenine İvanka filan yanında resmi katılımımız. Sözün özü: “Lafügüzaf”…
Raporu hazırlayanlar bir başka rezalet: “staff” diyorlar yani personel, memur filan. Seçilenler atananlara inceletilir mi yahu? Devlet tecrübesi olmayınca böyle işte. Bir tek Başkan Milletvekili imiş: Jamie Raskin diye biri. Araştırdım herif Yahudinin biri çıktı. Bak benim güzel kızım İvanka sana diyom, kocan olacak becerikli Yahudi “damat” Kuşhner’e söyleseydin böyle rezalet bir rapor hiç çıkmaz biz de bir halt zannedip zaman kaybetmezdik.
Yapay zekaya hızla bir grafik hazırlatıp üzerine “Atananların seçilenleri mahkemeye verebildiği Trup şaşkınının ülkesi, Dingo’nun ahır hanesi” yazdıracaktım. Bir yakın dostum uyardı: “oğlum sen çok yaşlandın, her şeyi karıştırıyorsun; sosyal medyada gezen o lafın aslı: “mahkemelerin mahkemeleri mahkemeye verdiği Dingo’nun ahırı”dır.


