2024’ün ilk günlerinde AKP-MHP iktidarına büyük haksızlık yapıldığını, insafsızca iftiralar atıldığını düşünüyorum. Ülkemizdeki sağlam hukuk düzenini yıkmak, özgürlükleri yok etmek emelindeki iç ve dış melun mihrakların önünde iktidarımız bir kale gibi sapa sağlam duruyor. Dünyanın hangi ülkesinde 1 Ocak 2024 sabahı İstanbul’da milyonların katıldığı gibi bir Gazze’ye destek, İsrail’e lanet mitingi düzenlenebildi? Olmaz korkarlar, ürkerler, sinerler. Sadece İslam aleminde değil Batı’da da kendi hükümetlerinin ödlekliğine isyan eden demokrasi aşıkları, çokuluslu Siyonist sermeyenin köpeği politikacılarına kızan özgürlükçü aydınlar bu yiğit sesin yalnız Erdoğan Türkiye’sinden yükseldiğini görmüyorlar mı sanıyorsunuz?
Yeşil Bayrak açılmış, Şeriat istenmiş. Mustafa Kemal’in geçen yüzyıl başında çok özel savaş ertesi şartlarda aldığı eksik/yanlış kararlar aradan bir asır geçtikten sonra kısıtsız ifade ve gösteri özgürlüklerine kavuşmuş, hür ve tam demokratik bir ülkede tartışılamayacak mı? İleri uygarlıklarla yarışmaya hazırlandığımız bir siyasi ortamda iktidarımızın anti demokratik uygulamalara başvurması yasalar getirmesi mi isteniyor?
Çifte standartın böylesi ancak yerli ve milli değerlerimizle, hür demokratik düzene düşman laikçi/Sorosçu bir küçük grubun işi olabilir. Necip milletimizin kahir ekseriyeti bunlara katiyen cevaz vermez. Sudan tipi Başkanlık sistemimizin güvenli/korucu şemsiyesi altında lanetli bir ateş yağmuruna tutulmadıklarına şükredecekleri yerde böyle fitneler karıştırmaya devam ederlerse, bilmeliler ki biz tahammül etsek bile Allah onlardan razı gelmez ve mutlaka cezalandırılırlar. Günümüz Türkiye’si öyle yüksek demokrasi standartlarına ulaştı ki TBMM’de bir değerli siyasi partimizin Başkanı “Eyalet sistemi, özerklik ve federasyon modellerinin” tartışılmasını rahatça istedi.
Ekonomi çok kötü filan diye bir sürü yalanlar üretiyorlar. Milyonlarca aileye erzak/kömür gibi ihtiyaç maddelerini bedava evlere dağıtan bu iktidar değil mi? Bu hayırlı çabaları görmezden gelenlerin gün gelir gözleri kör olur. Nimete nankörlük en büyük insanlık ayıbıdır ama dini ve milli değerlerimizden yoksun laikçiler bunları bilmez elbette. Yedikleri içtikleri gözlerine dizlerine dursun, haram lokmalar midelerine yapışıp kalsın inşallah.
Bizi bu mutlu günlere, müreffeh hayat şartlarına, hukuk, özgürlük ve demokrasi düzenine taşıyan MHP destekli Sudan tipi Başkanlık sistemimize nankörlük etmemeliyiz. Ben, bin bir zahmet, emek ve fedakarlıkla bu kutlu yolun taşlarını adım adım döşeyen Hulusi Akar, Binali Yıldırım, Yaşar Güler gibi muhterem devlet adamlarımıza buradan şükranlarımızı sunuyorum. Camilerimizde okunan sela göklerde çınlıyor, İstanbul mitinginde Gazze kurbanlarına okunan dualar müminlerin yüreklerini sızlatıyor, Kırmızı ve Yeşil Bayraklar yan yana göklerimizde dalgalanıyor. Ne mutlu AKP’liyim diyene.
Başkanımızın veliahtı, mahdum Bilal’in miting konuşmasının tamamını birkaç kez dinledim ve gerçekten çok duygulandım. Gençler lütfen internetten bulup siz de dinleyin, gözünüz gönlünüz aydınlanır, istikbalin büyük devlet adamını gecikmeden tanımış olursunuz. Söylediği gibi bizim en büyük silahımız hiç kuşkusuz duamızdır, duamızdır.
İsteğine uyarak size soracağım: sabahları uyanınca en büyük silahımız duamızı kuşanıp zulmetten aydınlığa çıkmak için dua edeceğimize söz veriyor musunuz? Benden gönül dolusu söz ama hadi çocuklar, hep beraber ve yüksek sesle :S Ö Z V E R İ Y O R U Z S Ö Z V E R İ Y O R U Z S Ö Z V E R İ Y O R U Z


