
Aynı başlığı 2022 Çocuk Bayramımızın bir gün öncesi Aksakalın Güncesine koyduğum yazıda kullanmıştım. Lütfen yukardaki fotoğrafa dikkatle bakınız. İlk yazının muzur çocuğu İsveçli Greta’nın yerine 7 kişilik ekibin başında ağırbaşlı, gülümseyen özgüvenli bakışlarıyla güzeller güzeli bizim kızımız. Kararlı bir lider ciddiyetiyle tane tane Bildirilerini okuyor. Hemen arkasında “dinimiz mecbur ediyor” lafına muhtemelen aile büyükleri itibar ettiği için başörtüsünü atamayan bir başka güzel küçük kız. Demek lise öğrencisi imiş. Ekibin yedi üyesi de iyimser ama tarihi bir adım atmanın farkındalığını yansıtan yiğit/kararlı bir gülümseme sergiliyorlar. Tarikatların okullarını pisletmesine kesin izin vermeyecekleri apaçık görülüyor.
İnsan, 7 yaşındaki bir kız çocuğunu dinen evlendiriyoruz kılıfı ile tarikat üyelerinden bir herifin koynuna sokan pedofili azgınlar “ya bu çocuklara saldırırlarsa” diye düşünmeden de edemiyor. Malum Anayasamız ABD’deki gibi barışçı gösterilere izin veriyor. Ülkemizde barışçı gösteriler sadece kız öğrenciler gibi küçük, ihmal edilebilir bir azınlığa yasak. 17-25 Aralık rezaletinden sonra işsiz/güçsüz AKP üyesi küçük kasaba avukatları sokaklardan toplanıp çabucak savcı/yargıç yapılıverdi. Bu 7 yaşındaki sözde gelinin aile büyüklerini toplumda uyanan büyük infial nedeniyle bunlar bile göz altına almak zorunda kaldılar. Çember sakallı şalvarlı yüzlerce tarikat üyesi de pankartlar sloganlarla polis güvencesi altında mahkeme günü büyük nümayiş yaptılar. Hukuk devletiyiz, dindar insanları şirret kız öğrenciler gibi coplayıp, yerlerde sürükleyecek halleri yoktu tabii.
Neyse, şimdi bu yobaz takımı okullardan kovulunca öğrencilere saldırırlarsa ne olacak? Bana kalırsa çok pişman olurlar. Kızlar hiç pabuç bırakmaz da siz fotoğraftaki oğlanların yüzlerini, bakışlarını inceleyin. Bunlar üstelik eğitimli çocuklar, dövüşmesini de bilirler. Aman Allahım, cahil cühela üstelik etekleri/cübbeleri ayaklarına dolanan yobazların hiç şansı yok. Zaten siz merak etmeyin, seçim kazanmak birinci önceliği olan RTE bu yüzden suratını asıp kaşlarını çattı mı yobaz taifesi namazı bozar kıllarını bile kıpırdatmaya çekinir. Peki bu gerçekleşmeyecek ihtimalden neden söz ediyorsun diyeceksiniz.
Bir yakın dost bana “Anne babaların yazdığı bir bildiri yüzünden çocuklara zarar gelmesinden korkarım” demek tedbirsizliğinde bulundu da ondan. Bu dostum birikimli, donanımlı, gerçek yurtsever seçkin bir aydın. İktidarın yarattığı Kuzey Kore benzeri korku atmosferi o kadar yoğun ki, etkisinden kendini kurtaramıyor:
- Sesimizi çıkartmazsak zaten tarikatlar okullarının içine kadar girip çocukları dindar ve kindar zombiler yapmak niyetinde. Razı mıyız? (yani anne/babalar)
- Sahtekarlık, düzenbazlık ülkede o kadar olağan hale geldi ki dostum Bildiri girişiminin çocuklardan gelmiş olmasına hiç ihtimal vermiyor. Ya çocuklar başlayıp büyükler birkaç düzeltme ile yetindiyse. Bunlar Z Kuşağı yahu.
- Çocuklar okuldan atılırsa korkusu mu yoksa? Yahu kalsalar ne olacak? Kartal İmam Hatip Lisesinin öğrencileri değil ki bunlar. İstikbal karanlık, evet pür nur o Gavs’ın mevkii ama uzakta.
- Hadi iyimser bakalım: Batıya kaçış kervanına katılamazlarsa kaderleri moto kuryeliği hiç değilse aç kalmazlar. Ama beleşe heveslenir boş camide üç-beş yaşlı kendi başlarına da becerebilecekleri halde cemaate namaz kıldırıp devletin maaşına konmak isterlerse önce AKP’ye girmeliler.
Dostum gibi pek çok namuslu yurtseverin gözden kaçırdığı gerçek şu: “Süslümanlar” yolun sonuna geldi, denizi içip bitirdiler, her gün kendi ayaklarına ateş etmekteler. Mehmed Şevket Eygi benim gibi GS Lisesi ve Mülkiye mezunudur, benden dört yaş büyüktür. Mussolini’den daha koyu bir faşist yazar/düşünür ve Diyanetin başı “Prof. Dr. Ali Erbaş”a eksiği olan din/dil derslerini verebilecek yetkin bir ilahiyat uzmanıdır. Nitekim 2019’da vefat ettiğinde birbiriyle kavgalı AKP erkânı cenazesinde tam kadro saf tuttu. Merhum dindarlıkla hırsızlığı bağdaştıramadığı, siyasete çulsuz başlayıp gemicikler edinerek dolar milyoneri olan AKP’lilere kızdığı için Süslümanlar lakabını takmıştı. Sayesinde ben de cük oturan bu terimi yazılarımda sıklıkla ve keyifle kullanıyorum.
Gençlerin coşkuyla karşıladığım Bildirisini alkışlamakla yetinmek yerine minicik bir katkıda bulunabilir miyim sorusuna yanıtım şu oldu: metni özenle İngilizceye çevirmeye çalıştım. Kendilerine gönderdim şimdi de siteme koyuyorum. Z Kuşağı bunlar, bilinmez ki, belki işlerine yarar.
We Tear and Throw Away the Agreement of the Ministry of National Education with Religious Orders!
Under the heading of “Values Education” in the “Lifelong Learning Project” of our Ministry of National Education, cooperation agreements, in other words protocols, are signed by the Ministry and Directorates of National Education with various foundations and associations run by religious orders. These agreements open space in our schools for various sects to organize such as seminars, competitions, or trips in our schools. Publications promoting the ideas of religious orders are presented to us, students, in educational institutions. In our dormitories, the administrators of the sects serve as “instructors” and every day another scandal is committed.
As the Union of High School Students of Turkey, we will fight against two kinds of reactionism directed against the youth: One of these is the social decay and corruption imposed on our nation bey Western imperialism. Another one is the medievalist, cultist oppression that emerged against the Republic and grew with the support of imperialism. We, the young people who are the future of the country, are launching a signature campaign to cancel these protocols that leave us face to face with the danger of religious orders. We call on all high school students who do not want sects and congregations in our schools to sign and expand this signature campaign. Dear Kemalist, patriotic, nationalist classmates, we are the young people who have a say in the future of this country.
We cannot allow our future to be shaped by religious orders. Let there be one signature from you and one signature from your friend to prevent sects from taking shelter in our schools. Thank you.


