Ülkemizin geleceği ve umudumuz Anadolu Yıldızları. Son günlerde inanılmaz iki gelişme yaşandı:
1) İstiklal savaşımızda işgal ordularının uğradığı büyük yenilginin öcünü almak için Türkiye düşmanı yabancı güçler tarafından finanse ve tahrik edilen Tarikat ve Cemaatler “din elden gidiyor” bahanesiyle iç karışıklıklar hatta silahlı isyanlar çıkarmaktaydı. Kuruluşu baltalanmaya çalışılan genç Cumhuriyet 1925 yılında bunları yasaklamaya mecbur kaldı. Çok partili demokratik hayata geçtikten sonra bunlar dernek, vakıf kisvesiyle/kamuflajıyla faaliyete geçmeye çalıştılar. Hukuk düzenimiz içinde bu yasak halen eksiksiz geçerlidir.
İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı başının 6 yaşındaki kızını dini nikahla bir müridiyle evlendirdiği haberi 2022 sonunda kamuoyunda büyük infial yarattı. Toplumu yatıştırmak için sorumlular yargı önüne çıkarıldı. Anayasa’mızda yer alan toplantı ve gösteri yürüyüşleri özgürlüğüne saygıyla bağlı (!) güvenlik güçlerimizin gözetiminde Cemaatin çember sakallı, şalvarlı üyeleri cübbelerini giyip duruşma günü mahkeme önünde pankartlar eşliğinde büyük nümayiş yaptılar. Bu olayın daha birinci yılı dolmadan tanınmayan bir siyasetçi Yusuf Tekin korkunç bir konuşma yaptı: TBMM’de bunların eğitim kurumlarımıza resmen sokulmasında aşırı ısrar edileceğini yani kuzunun pedofil kurda yem edileceğini söyledi. Tarihimiz kurtuluş mücadelemiz hakkında bilgisiz olabilir ama adam yasalar önünde suç işlediğinin nasıl farkında olmaz?
2) Bir devletin en yüksek yargı kurumu dünyanın her yerinde Anayasa Mahkemesidir. “Hayır alt düzey mahkemeler de Anayasa Mahkemesine eşdeğerdir” diyen çıkarsa ciddiye alan olmaz, ısrar halinde de alaya alınır. Ülkemizde alt düzey bir mahkemenin üç yargıcı(!) Anayasa Mahkemesinin iki kez aldığı bir kararı tanımamakta inatla ısrar ediyorlar. Vahim bir suç işlediklerinin bilincinde olmadıklarını düşünmek zor. Bu yüzden ilerde uzun yıllar hapse girebilirler. Tam bu sırada İktidarın küçük ortağının başı Anayasa Mahkemesinin başına “ipin kimin elinde” diyerek hakaret edebiliyor. Bu yargıç(!)lardan birinin partisiyle yakın olduğuna dair medyada resim/haber filan çıkmıştı. İnsan cesareti buradan mı alıyorlar diye düşünmeden edemiyor.
Bakınız GENÇLER, Osmanlıyı çökerten Tarikatlar resmen okullara sokulursa, gençliğimiz söner. Anayasa yok edilirse Devletimiz biter, iki kere iki dört. Türkiye tarihte büyük badireler geçirmiş kadim bir devlettir ve kendisine ihanet edildiğinde karşılıksız bırakmaz. Gün gelir suçlu ve sanıklar adalet önünde hesap verir. Tam bunları kaleme alırken yeni büyük bir rezalet daha patladı. Yazdıklarımı düzeltmeden siteme koyacağım. Bu aksakal stres ve aşırı üzüntüden bu defa Türkçesini ZKuşağına göre sadeleştiremedi, affola. Anadolu Yıldızları gereğinde gençlere tercüme eder.
Gençliğimde İstanbul’un ucuz sinemalarında kötü filmler, aralıksız seanslarla birbirini izler ve dışarda reklamı yapılırdı: “31 Kısım tekmili birden ZORO’nun maceraları”. Arkası yarın gençler.


