Geçtiğimiz mayıs ayında yapılan 2023 seçimleri müthiş bir gönül kırıklığına yol açtı. Evet Kemal/Meral ikilisi açıkça vasatın altında siyasetçilerdi ama T.C. 2017’den sonraki Sudan tipi Başkanlık sistemi döneminde öylesine bir ekonomik, diplomatik, siyasal girdaba yuvarlandı ki bir değişiklik şarttı hatta elzemdi. Girdabı kolaylaştıran AKP’deki değişikliği RTE neredeyse tüm eski yol arkadaşlarını deliğe süpürüp yerlerine vasıfsız emir erleri atayarak yaptı. Necip milletimiz ise T.C. siyasetinde bir kan değişimine izin vermedi. Ben de donup kaldım ve hazır yazılarımı bile Mayıs sonrasında siteme koymaya elim varmadı.
Seçimlerden bu yana geçen altı aylık süre içinde ülkemizde giderek 1919 yılı koşulları yaratıldı. Evet Türkiye yabancı askeri işgal altında olsaydı ancak bu kadar ezilir, horlanır, yoksullaşır, aşağılanabilirdi. Her gün yeni bir skandal, her gün yeni bir kepazelik yaşanıyor. Zehir tüccarları çakarlı resmi araçlar eşliğinde gezdirdikleri tetikçilere Başkentin göbeğinde gün ortasında Sinan Ateş gibi genç bir akademisyeni vurdurabiliyor. Sinan’ın günahı belli: etkin bir görevdeyken Iğdır ve Mersin’de uyuşturucu tacirlerinin tekerine taş koymak, dolar kazançlarını tehlikeye sokmak. Cinayet çağdaş Göbbels’in dijital devrim yüzünden tamamen susturamadığı medyada tüm ayrıntılarıyla/delilleriyle anlatıldı ama kimsenin kılı kıpırdamıyor. Bu ve benzeri günlük olaylar dizisi o hale geldi ki, 86’ncı yılını da yarılamış bir ayağı çukurda bu aksakal bari sitemde bütün bunları kısa kısa kayda alayım noktasına geldi.
Her kepazelik bir öncekinin yerini alıp mecburen onu gündemden düşürüyor, unutturuyor ya da uzun saçma sapan tartışmalara hatta siyasi çekişmelere yol açıyor. Gençlerin bu hercümerci izlemesi beklenemez, istenemez. Üstelik keşmekeş sadece ülkemizde değil günümüz dünyasında da devasa bir salgın halinde. 80 yıllık bir diplomat aksakal birikimiyle bu karmaşık görünen rezillikleri ayıklayıp, bilinmesi gerekli özü gençlere sunabilirim iddiasındayım. Meslekte bu alanda yoğun tecrübe edindim. Eskiden görevim gereği muhatabım Devlet Başkanı, Başbakan, Bakanlar, MGK üyeleri gibi yüksek düzeyli kimselerdi. Şimdi bence onlardan daha yüksek düzeyli “Z Kuşağı”nı muhatap almak kararındayım. Tam durgunluk sonrası faaliyete geçen sitemi özel bir yazılım aracılığıyla izleyeceğim, bakalım zaman içinde kaç kişi yazdıklarımı merak edip okuyacak?. Dijital devrim harika bir olanak, bana kitap kurdu derler ama kitap artık donuk bir araç. İnternet sitesi dinamik üstelik kolayca el altında ve bedava. Bakalım göreceğiz.


