Eyy Anadolu Yıldızları, sitemdeki özel ZK’nın en küçüğü Osman Doğu kökenli, inançlı, harika bir evlat. Osman köyümüzün çocuğu (Ümitköy/Ankara). Geçen ağustos ayında meslek lisesini bitirdi. Bu senenin başında da 18 yaşına girdi. Mesleğinde şaşılacak ölçüde üst düzey becerili olduğu için bu yaşta ailesine maddi katkı sağlayabiliyor. Tabii elinden telefon düşmüyor, müthiş zeki ve meraklı. Arada buluştuğumuzda hemen her konuda konuşuyoruz. Siyasetçiler ya da çok bilmiş entel dantel takımının TV’deki iç bayıltan sıkıcı tiratlarının üzerine bana bu konuşmalar ilaç gibi geliyor.
Bugün bana “Dede takiye nedir?” diye sordu. Lafı karıştırıp cevapsız bıraktım. Ben doğru düzgün anlamamışım sadece adını bildiğim (o da takiyeye kızdığım için) Nahl Suresini filan çocuğa nasıl anlatacaksın? Biraz sonra unutmadı “Dede takiye hırsızlığı dinle perdelemek mi?” diye sordu. Fesüphanallah, “Boş ver oğlum karışık mesele sonra konuşuruz” dedim. Örnekleyerek anlatsam sitemde yazamam ki.
İki torunumun biri geçen yıl diğeri de bu yıl Üniversiteyi bitirdi. Konuştuğumuzda da zekâ pırıltıları sersem/sahtekâr Süslümanlar diyarında insanın içini ısıtıyor. Bilmediklerini uydurmayıp soruyorlar. Osman evladımla beraber bu üçlü bana bu yıl web sitemde ZK’na öncelik tanımakla ne kadar isabet ettiğimi kanıtlıyor. Yalan yok, palavra yok, aptal abartmalara hiç yer yok; karşılıklı saygılı eşit bireyler olarak yaşlı dedeyle gençler arası uygar soru-cevaplı tartışmalar. Dede yanıldığında çekinmeden düzeltirler çünkü kişiliklerine ve onurlarına sahip çıkıyorlar. Siyasetçiler gibi yalakalık “fıtrat”larında (!) yok. İkinci torunum dünya güzeli gencecik bir kız oldu, cin gibi zeki erkeklerle mutlak eşitlik sahibi olduğunun tam bilincinde. Sersem erkeğin biri tersine bir davranış ya da terbiyesizlik sergilerse fena pişman edeceği kesin.
Ata Ocağım diye andığım Mülkiye Mektebi gelişmiş ülkelerde kurumsal yapısı ve gelenekleri ile dünya gençleri için çekim merkezi haline gelmiş, mesela ABD’nin ünlü (M.I.T.)’si “Massachusetts Institute of Technology” ya da Fransa’nın (ENS)’i “École Normale Supérieure” gibi okulları veya Harvard, Sorbonne, Princeton, Oxford, Cambridge gibi üniversitelerinin Türkiye ölçeğinde bir replikasıdır. AKP’nin yarattığı yıkıntıya bakıp lütfen Tarihin uzun süreli/büyük imparatorlularından birinin varisleri olduğumuzu bari biz unutmayalım. Batılılar unutmuyor çünkü tam “defterini dürdük” sandıkları bir anda Mustafa Kemal’e çarptıklarını hiç unutamıyorlar. 1923’ten önce olduğu gibi Siyasal İslam’ı Türkiye’yi zayıflatmak için kullanmaktan da vazgeçmiyorlar. Ama kadim devletlerde böyle dönemler gelir geçer, fıtratı gereği Arabın oyunu kısa sürer
Şimdi üniversite mezunu iki torunum benim ne Ata ocağıma ne de mesleğime hiç heves etmediler. Kartal İmam Hatip mezunlarına ayrılan devlet görevleri için niye Mülkiye’ye gitsinler ki? Hele İngilizce diline hâkim ikinci torunum Dışişleri Bakanlığında ne yapacak? Arabistan’da İlahiyat mezunu terlik tüccarı meslektaşı ile kız başına namaza mı duracak? Günümüzde dış temaslar için gerekli kuş dilini de bilmez fakirim. Neyse, onların eğitimi bitti şimdi Osman yatay geçişle Üniversite okuyacağım diyor.
Evladım ülkemizde en yüksek görevler için bile diplomaya ihtiyaç yok, yorma kendini diyorum. “Ben hem çalışır hem de üniversite bitiririm” karşılığını veriyor, inatçı bir çocuk. Yalnız bir konuda dertli. Çalıştığı yerde emeğinin karşılığı olan her 100 TL’nin 20’sini devlet KDV olarak baştan kesiyor. “Dede bugün bir meyve suyuyla bir ekmek aldım 20 TL ödedim. Bak fişini göstereyim onun da 10 TL’sini devlet kesiyor” diyor. Öfkelenip ağzımdan çıkanları da yazamam, ayıp olur.


